Eşi vefat eden kadınlara sosyal yardım
29/12/2011
2011/8 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fon Kurulu Kararı ile eşi vefat etmiş kadınlara yönelik düzenli nakdi sosyal yardım programı başlatılması kararı alındı.
29/12/2011
2011/8 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fon Kurulu Kararı ile eşi vefat etmiş kadınlara yönelik düzenli nakdi sosyal yardım programı başlatılması kararı alındı.
15/12/2011
Anayasa Mahkemesi, boşandıktan sonra, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamını sürdüren ve anne veya babasından yetim aylığı alan kadınları haksız buldu.
08/12/2011
Soyadı Kanunu’nun 4. maddesindeki, “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuğun velayeti anneye verildiğinde bile babanın seçtiği adı-soyadı alması” ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruldu. Mahkeme, “Erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmaması cinsiyete göre ayrım yapılması sonucunu doğurur,” diyerek söz konusu cümleyi Anayasa’ya aykırı buldu ve iptal etti.
05/12/2011
Anayasa Mahkemesi’nin 2/7/2009 tarihli kararına dayandırılarak, Medeni Kanun’daki evlilik dışı doğan çocukların annenin soyadını taşıması ile ilgili maddeye, “soy bağı, tanıma ile kurulmuş ise babanın soyadını taşır,” ifadesi eklendi.
21/10/2011
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesindeki “evlenen kadının kocasının soyadını alması ya da kocasının soyadının önünde önceki soyadını kullanması” hükmünü, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, “maddi ve manevi varlığın geliştirilmesi hakkına” aykırı bulmadı.
14/10/2011
Danıştay 10.Dairesi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 19 Mart 2010 tarihli Aile İrşat ve Rehberlik Büroları Yönergesi’nin, özel hayat ve aile hayatına ilişkin bilgilerin kartekse işlenemeyeceği belirtilmeksizin görüşmelerde alınan tüm kişisel verilerin kartekslere işlenmesini ve büroya başvuran kişilerin, gerektiğinde psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve avukat gibi uzmanlara yönlendirilmesini düzenleyen maddelerini hukuka uygun bulmayarak iptal etti.
16/08/2011
Yargısal süreç sonucunda, mahkeme tarafından aksi yönde bir karar verilinceye kadar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı, Aile Konutu Şerhi Hakkında Genelge yayınladı. Genelge gereğince, malik olmayan eşin talebi ile aile konutu şerhi işlenmesi için mahkeme kararı gerekiyordu. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, bu genelgenin bu süreçte telafisi imkansız pek çok zarara sebebiyet vereceğine ilişkin bir yazıyı yetkili kurumlara yolladı.
13/06/2011
Danıştay 10. Dairesi, 2002/7 sayılı Genelge’nin “Aile Konutu Şerhi” başlıklı bölümünün 1. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildi. Yürütmesi durdurulan maddeye göre mal sahibi olmayan eş, Tapu Sicil Müdürlüğü’ne Aile Sicil Beyannamesi ile birlikte başvurarak aile konutu şerhi koydurabiliyordu. Danıştay’ın bu kararıyla, aile konutu şerhi alınabilmesi için mahkeme kararı olması zorunluluğu başladı.
25/02/2011
6111 sayılı Kanun, Resmi Gazete’de yayınlandı. Yasayla yapılan birçok düzenlemenin yanı sıra yasanın 106’ıncı maddesiyle 657 sayılı Kanun’un “Mazeret izni” başlıklı 104’üncü maddesinde değişiklik yapılarak memura, eşinin doğum yapması halinde, isteği üzerine on gün babalık izni hakkı tanındı.
31/12/2010
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM), 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı’nı kadın örgütlerine yollayarak 4 Ocak 2011 tarihine kadar görüş ve önerilerini iletmelerini istedi.