Aile mahkemelerini düzenleyen kanun değiştirildi

18/01/2003
58. AKP hükümeti öncesinde hazırlanan Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun yasalaştı. Devletin aileyi koruma ve denetleme misyonunun bir kez daha altını çizen kanunun en dikkat çeken maddelerinden biri, aile mahkemelerine atanacak hakimlerin “adli yargıda görevli, evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş” olmaları şartıydı. Bir diğer dikkat çeken madde de aile mahkemesi hakimlerinin, sorunların sulh yoluyla ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu hallerde davanın esasına girilmeden önce gerektiğinde uzmanlardan da yardım alarak tarafları sulha teşvik etmekle yükümlü kılınmasıydı.

Şartlı Nakit Transferi pilot uygulama olarak başlatıldı

01/04/2003
Dünya Bankası ile 11 Eylül 2001’de imzalanan anlaşmayla alınan kredi kapsamında “Şartlı Nakit Transferi Programı”nın (ŞNT) Türkiye’de 6 ilde bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında pilot uygulama olarak başlatılmasına karar verildi. Ödemelerin anneye yapıldığı ŞNT programlarında, nakit transferlerinin alınabilmesi için yerine getirilmesi gereken şartlar ağırlıklı olarak eğitim ve sağlık hizmetlerine ilişkin olarak belirlendi. Böylece sosyal koruma rolü devletten aileye kaydırılmış oluyordu.

İlk Aile ve Dini Rehberlik Büroları kuruldu

10/10/2003
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Nisan 2002’de müftülükler bünyesinde Aile ve Dini Rehberlik Bürolarının kurulması kararına dayanarak, ilk aile büroları Adana, Ankara, Elazığ, İstanbul, İzmir ve Samsun olmak üzere altı ilde açıldı. Büroların kuruluş amacı, toplumun aile hakkında dini açıdan doğru bilgilendirilmesini sağlamak, aile yapısının korunmasına katkıda bulunmak, halkın özellikle aile ve aile bireyleriyle ilgili dini içerikli soru ve sorunlarına çözüm üretmek olarak belirlendi.

2003 yılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun verileri

31/12/2003
2003 yılında 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında aile mahkemelerinde karara bağlanan dava sayısı 6 bin 375; aynı kanunla ilgili ceza mahkemelerinde tedbirlere muhalefetten karar bağlanan dava sayısı 213 oldu.

IV. Aile Şurası kararları yayınlandı

21/05/2004
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın düzenlediği ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşması yaptığı 18-20 Mayıs 2004 tarihleri arasında gerçekleştirilen “Aile ve Yoksulluk” temalı IV. Aile Şurası 18-20 Mayıs 2004 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Şuranın sonucunda alınan kararlar, 21 Mayıs’ta yayınlandı.

2004 yılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun verileri

30/12/2004
2004 yılında 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında aile mahkemelerinde karara bağlanan dava sayısı 8bin 221; aynı kanunla ilgili ceza mahkemelerinde tedbirlere muhalefetten karar bağlanan dava sayısı 348 oldu.  SHÇEK’e bağlı sığınma evi sayısı 1998’de 7 iken, 2004’te 14’e ulaştı.

Cemil Çiçek, AİHM’nin soyadı kararına uyma sözü verdi

15/01/2005
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Bizim bakanlıktan Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen yazıdaki izah biraz sakat olmuş, ama biz sonuçta Soyadı Kanunu’nu değiştirip, evli hanımların kızlık soyadını taşımalarına itiraz etmeyeceğiz,” diyerek AİHM’nin kararına ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi’ne harfiyen uyma sözü verdi.

Aile ve Sosyal Araştırmalar Kurumu boşanma alarmı verdi

10/04/2005
Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Kurumu, 2000 yılında 32 bin 844 olan boşanma sayısının 2003 yılında 89 bin 311’e yükselmesi dolayısıyla boşanmanın sebep ve sonuçlarını araştırma kararı aldı.

Aile ve Sosyal Araştırmalar Kurumu’nun Aile Rehberi’nde cinsiyetçilik

16/04/2005
Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Kurumu Genel Müdürlüğü,  “Aile Rehberi” başlıklı bir kitapçık bastırdı. Ali Çiftçi ve İbrahim Biçici tarafından hazırlanan kitapçıkta, ev kadınlarının “yakınması”, kadınların “taklit ve moda tutkusu”, çocukların kreş, yuva gibi ortamlarda yetiştirilmesinin toplum hayatında “sağlıksız ve çarpık sonuçlar ürettiği” gibi cinsiyetçi ifadeler yer aldı.

İçişleri: Aileyi koruma yasaları, aileyi korumak adına uygulanmıyor

02/12/2005
İçişleri Bakanlığı, ailenin korunması için çıkarılan yasanın, “aileyi korumak” adına dikkate alınmadığını belirterek, valiliklere gönderdiği genelgeyle 4320 sayılı Ailenin Korunması Yasası’nın uygulanmasını istedi. Dayak yiyen kadınların yaptığı başvuruların “aileyi korumak” adına adli makamlara intikal ettirilmediğini, kadın ve çocukların sığındığı evlere ait adreslerin kusurlu eşlere verildiğini saptayan İçişleri, valiliklere bir genelge göndererek aile içi şiddetin önlenmesi için alınacak önlemleri bildirdi.